Herkese Merhaba,
Yılın son günündeyiz.
Takvim bir sayfa çeviriyor ama gökyüzü öyle kolay ilerlemiyor. Çünkü bazı yıllar vardır; yaşanır, biter… Bazı yıllar vardır; yaşanır ama etkisi yıllarca sürer. 2025 işte tam olarak böyle bir yıldı. Ve şimdi, 2026’ya bakarken şunu net biçimde söyleyebilirim:
2025’te olan biten hiçbir şey orada kalmadı.
2025 benzersizdi çünkü dış gezegenlerin burç değişimleri, retro süreçleri ve ani çakışmalar insanların kişisel gündemlerinden devletlere, ekonomiden teknolojiye kadar hemen her alanda gerçek sınavlara dönüştü.
Bu yazıda önce geçmişi kapatacağız, sonra 2026’nın derin etkilerine, Amerika’dan dünya olaylarına, sağlık-teknoloji alanına, ilişkilerden olası uçak ve yer sarsıntısı gibi konulara kadar uzanan kapsamlı bir astrolojik panoramaya bakacağız.
2025’te astrolojinin en baskın teması, gizli olanın açığa çıkmasıydı.
Balık’taki Satürn ile Koç’a yaklaşan Neptün dizilimi, kolektif olarak “belirsizlik” ile “çatışma”nın aynı anda sahnede olması anlamına geliyordu. Bu süreç, kamusal figürlerin hukuki süreçlerinin daha görünür hâle gelmesi, medyada tartışılan siyasi meselelerin sertleşmesi ve devlet-birey ilişkilerinde gerilimlerin artmasıyla somutlaştı. Bu enerji saklanamaz; yüzeye çıkar. Ve çıktı da. Bu, astrolojide bilincin bilinmeyeni görünür kıldığı bir dönemdir.
Aynı zamanda Uranüs uzun bir süreç sonunda Boğa’dan ayrılmak ve İkizler’e geçmek üzereydi. Bu, maddi temalardan bilgi/iletişim alanına bir devinimi işaret eder. Boğa etkisi bize gıda güvenliği, finansal gerçeklik, toprak/enerji krizi gibi somut yaşam temalarını yaşatmış olabilir; artık bu enerjiler İkizler ile bilgi, iletişim, teknoloji ve düşünce paradigmasına kayacak sinyalini verdi.
2026 ise astrolojide “çözüm yılı” olarak görülüyor çünkü 2025’te konuşulanlar artık kader çizgisine dönüştürülmek zorunda. En kritik nokta ise 20 Şubat 2026’daki Satürn-Neptün kavuşumu. Bu kavuşum bir neslin kader sorusunu açığa çıkaran döngülerden biridir. Soyut idealler ile somut disiplinin buluşması, “sorumluluk alanların ilerlediği, belirsizlik içinde olanların netleşmek zorunda kaldığı” bir süreç yaratır. Bu enerjiyi sadece içsel bir dönüşüm değil, siyasi, ekonomik, kültürel ve bireysel gerçekliklere karar ve sonuç olarak yansıyan süreci temsil etmek üzere düşünebiliriz.
Uranüs İkizler Geçişi
Uranüs 26 Nisan 2026’dan itibaren uzun yıllar (2033’e dek) İkizler burcunda kalacak.
1) İletişim, Teknoloji ve Kontrol:
Bu transit, iletişim, bilgi güvenliği, uçak-uzay teknolojileri, internet altyapısı ve veri kontrolü gibi temaları dramatik biçimde öne çıkarır. İkizler’in hava elementinde olması, haberleşme yollarını ve bilgi akışını hiperdinamik hâle getirir. Buna karşılık bilgi kirliliği, veri manipülasyonu ve siber saldırı gibi riskler de yükselir.
Özellikle dijitalleşme, yapay zeka, eğitim teknolojileri ve iletişim altyapılarında beklenmedik, ani gelişmeler yaşanır. Uranüs, sürprizleri sever. Bu, siber güvenlik alanında ani risklerle yüzleşmek, internet altyapısını sarsan olaylar, hatta uçuş irtifa ve iletişim sistemleriyle ilgili sorunları kapsayabilir.
*Bu transitin tarihsel örnekleri incelendiğinde (Uranüs İkizler’de önceki dönemler), büyük teknolojik kırılmalar, iletişim devrimleri ve siyasi kutuplaşmalar eş zamanlı yürümüştür.
2) Sağlık, İlaç ve Bilinç Teknolojileri
Uranüs İkizler etkisinin zihinsel ve sinir sistemlerine dair yenilikleri tetikleyeceğini öne çıkardı. Bu, sinirbilim, nörolojik tıp, iletişim sinir ağları ve hatta ilaç teknolojilerinde yeni buluşlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Ayrıca solunum yolu ve sinir sistemi hastalıklarında artış ve sağlık sistemlerinde yeniden yapılanma veya kapasite tartışmalarını gündeme getirebilir.
*Burada önemli olan, bu enerjinin belirli sağlık olaylarını “zorunlu kıldığı” değil, belirli alanlarda baskı ve hız kazandırdığıdır.
3) İlişkiler, Evlilik ve Kadersel Bağlantılar
Jüpiter’in 30 Haziran 2026’da Aslan burcuna geçmesi ile birlikte ilişkilerde, evliliklerde ve bağlanma temalarında genişleme, gösteri ve dramatik sıçramalar görülebilir. Jüpiter-Aslan kombinasyonu, miktar olarak az olsa bile öğrenilen her şeyde nitelik olarak büyük bir ustalık gösterir. Bu ise, hem yeni birlikteliklerin ciddi bir ivme kazanması hem de eski ilişkilerin kriterlerle yüzleşmesiyle sonuçlanabilir. Astrolojik sistemde Jüpiter genişletir; Aslan burcu ile birbirlerine yardımcı ve destekleyicidir. Bu yüzden bazı ilişkiler daha görünür, anlamlı ve kadersel bir bağa evrilebilir iken bazıları ise (Hava Grupları) artık tutunamayacak kadar fark edilir hale gelir.
4) Yer Sarsıntıları, Uçak–Havacılık ve Fiziksel Riskler
Astrolojide gezegenlerin belirli açılarının yer sarsıntıları gibi fiziksel olaylarla doğrudan ilişkilendirildiğine dair bilimsel temelli kanıt elbette yoktur. Ancak tarihi gözlemlerde, belirli gezegen dizilimleri sırasında enerjinin yoğunlaştığı dönemler görülebilir; bu da hem insanlar hem sistemler üzerinde yüksek duyarlılık yaratır. Uranüs gibi ani değişimlere işaret eden bir gezegenin İkizler’e geçişi dönemlerinde, özellikle teknoloji, iletişim ve ulaşım sistemlerinde beklenmedik kesintiler veya hatalar psikolojik olarak baskı altına alınmış gündemler olarak ortaya çıkabilir. Bu olasılık, astrolojide “enerjik tetiklenmeler” olarak değerlendirilir.
2026 Şubat itibariyle ateşli silahlar, yangınlar, patlamalar ve yüksek şiddette depremlerden bahsedebiliriz.
Şubat-Mart 2026 (Tutulmalar + Satürn-Neptün Kavuşumu)
17 Şubat 2026’da Güneş Tutulması Kova burcunda, 3 Mart’ta Ay Tutulması Başak burcunda gerçekleşecek. Tutulmalar astrolojide zirve etkileridir, büyük değişim, bitiş ve başlangıç kapılarını açarlar.
Kova tutulması teknoloji, toplum, kolektif bilinç alanlarını vurur; Başak tutulması ise sağlık, hizmet, rutin ve yapısal düzenlemeleri gündeme taşır. Bu dönem, sistemsel yeniden yapılanma anı olarak okunabilir.
Nisan-Haziran 2026 (Uranüs İkizler’e Kesin Geçiş)
26 Nisan 2026’da Uranüs İkizler burcuna kesin olarak geçecek bu, astrolojide insanlığın kolektif zihnine yeni bir frekans bağlanması gibidir. Haberleşme, bilgi akışı ve teknoloji temaları bu dönemde baş döndürücü hız kazanıcaktır.
Temmuz-Aralık 2026 (Plüton, Satürn ve Retrolar)
2026 ikinci yarısında Plüton Kova’da retro yapacak ve Satürn’in Koç’ta retro dönemi başlayacak. Bu, büyük toplumsal dönüşümlerin içsel sınavlarla test edildiği bir sürece işaret eder...
Türkiye
2026’da Türkiye astrolojik olarak:
Jüpiter Yengeç etkisiyle milli güvenlik, ekonomi ve aidiyet odaklı temalarla başlayacak, fakat
Aslan’a geçişle birlikte liderlik, kamuoyu gündemi ve prestij alanları öne çıkacak. Bu, seçim süreçleri, siyaset-ekonomi ilişkisi ve yeni bir lider tanınması ile halk güveninin yeniden tanımlanması ile paralel yorumlanabilir. Ancak 2026 yılı ne yazık ki seçim yılı olmayacaktır.
2026, astrolojide eski düzenin yapı taşlarının test edildiği, kararların somutlaştırıldığı bir yıl olacak.
2025 bize soruları sordu; 2026 soruların cevaplarını test ediyor.
Beklenen şey, sabırla gelecektir; ama belirsiz olanın yüzleşmesi kaotik bile olsa şarttır.
Bu yıl hem bireysel kaderlere hem de kollektif kapasiteye sınavdır.
Ama unutmayalım:
Yıldızlar eğilim verir, zorunluluk değil.
Herkese sağlık, mutluluk ve bolluk bereket ile iyi bir yıl dilerim.
Sevgiyle, bundan daha iyi nasıl olur?




Yorumlar